ahmet salık

A reaction is not a response

I.

Eğer rijit, dik bir çizgiden söz ediyorsak öyle pek düşünmeye gerek yok
Ama eğik bir çizgiden söz ediyorsak
Ne kadar eğik olduğu, ne kadar eğildiği önemlidir. Haddinden fazla eğilmişse eğer yatay bile denebilir onun için
Ve bir başka açıdan da diktir o artık zaten.
Gazali öyle demiş:
“Haddini aşan zıddına döner.”
Bkz. Beni İsrail
Bkz. Partizan, Amentü ve Cellad…

Kalem değiştirmekle bu şiir değişmez
Bütün cesetler mor, bütün ağızlar metal
Keşke, aslında şunu deseymişim:
“A reaction is not a response”*
A reaction is not a response ve bir insanın yediği haltı her insan yiyebilir. Hırs ve şehvet, refleks ve hormon. Bunlar cevaplar değil, bunlar birtakım oluşlar. Bizler takımız.

II.

İnsan, köleleştirebilen tek canlı. Çünkü, birini tutup “sen kölemsin” diyebiliyor, anladın mı? Şunu şunu yapacaksın, donlarımı yıkayacaksın filan. Böylece yaşamana izin var, gökyüzüne biraz daha bakabilirsin.

Şimdi, bunu tutup bir hayvana anlatamazsın, inanmaz. Hayvanlar geri zekalıdır.
Ama dedim ya, a reaction is not a response. Bir hayvanı da çikolatayla, şok vermekle filan bir hizaya sokabilirsin. İnsan için bütün bunlara gerek yok. Şok vereceğini, yemeğini keseceğini “söylemen” yeter. Gökyüzüne bakmaya inanır insan. Sanki gökte bok var.

*Lacan