tevfik kanoğlu

bırak

mazlum babası
herkes senden nefret ediyor
seni meczup biliyor
etkileşim uğruna
gururunu hiçe sayıyor diyorlar hakkında
akıllıların dünyasında
kendine muhkem bir yer edinememen
bir düşmanlık olarak algılanıyor

eleştiri kanallarının radarındasın
hakkında psikoanaliz kasan mı dersin
dramalarından kendi nefsine pay çıkaran mı
bereketin boldur
sana dokunan
etinde şifa bulur

sen milyonluk ev erkeği nüfusunun
şifası ve hekimisin
akli ehliyet zayıflığının
toplumsal normlarla çatışmasının doğurduğu
underdog bir eğilimsin

gayfriendly muzipliğe açıksın
bırak başkaları
bunu rezillik bilsin
bir o kadar da müslümansın
haram helal ayrımın var
zulmet nedir
neşe ne
tüm bunları bilirsin

veletlerle işin yok
pencerenin dibine gelen
suyu bulandıran
yakarışlar
seni oyuncu koltuğundan alıkoymaz
sen varlığının biricikliğini keşfetmişsin
işinin bir diğer adı aşk

sırf kanunla iyi geçinemiyorsun
iban only takılıyorsun diye
seni yerden yere vuranlar
kanunun tüm vaziyetini
içten içe çözüp
ona yerleşen etik çürümenin
kurnaz temsilleri

sen vatani duyguya da sahipsin
dilinin ucuna yerleşen vaazı
uç, aykırı ve büsbütün vasat olsa da
kitleden sakınmıyorsun

korkuların açık
aç kalma evhamın açık
küfür ağzında bir afitab bir şiir
saygın kuruluşların
ödülüne mahkum değil
yayıncılıktaki deli bozuk yürüyüşün

tavsiyeye açıksın
bir gözün hep chatte
kim ulema
kim çakal
duruma hemen uyanırsın

senin bir dualshock’un yok
logitech gamepad kullanırsın
senin bir yayıncı evin yok
intikamla güdülendiğin rakiplerini
dart tahtanda
merhamet duymadan avlarsın

senin rasyonel bir dilin yok
ilk bakışta
gündeliğin meziyetlerinden
mahrum gibi görünürsün
sende nutuk ve tazim hep kusurlu
övgün sövgü
sövgün övgü gibi gelir
hiç şirazesi kaymamış
alık insana

kör gecelerin yaldızı
yazarların şairlerin bile
influencer olmaya mecbur hissettiği
salgınların küreye nasibini vermek için
yol gözlediği bu
kancık dünyanın
ezinti cakası içinde sen
başıboşların
biricik sermayesi

sana meczub derler
sana freak derler
sana hürmet ediyor gibi görünenler bile
maalesef ki
arkandan gülerler
rp’de yorgunsun baba yorgun
çabuk alınganlık eder
sunucunun keyfini gözetmezsin

aklının o mazlumiyeti
güneşe sarılmıştır
hastalığının çiçekleri

insan iletişimi sende güç
kabahat sende arı ve uç
patronajın gölgesi yanına ilişti mi
her mahluk kadar korkarsın
ama deli kuvvetin iyileşti mi
insanlara arkadan sallarsın

bir şifa buluyorum ben bunda
bir ışık
herkesin yadırgadığı ve
bir bit yeniği aradığı örüntülerde
bir kişilik değil
farklı bir insanlık ihtimali buluyorum ben
evrimin gaddar ekosistemi içinde
sırıtan ve dikiş tutamayan her şeyle
yaşasın
bugün de enseyi karartmamak için
bir sebep uydurdum kendime

sen heavy’sin sen punk
uzun yollara benim gibi düşkünsün
saçı sakalı
sarıya mora çalman boşuna değil
herkesin ayıklayamadığı
çetin bir anlam var bunda
kederin dalgaları
duygunu kuşatınca
çokları gibi kaşlarını düşürmez
bir neşe bulursun

kafka seversin
ve sevda sözlerini de öyle
ney yolunda gitmedi
neyin özlemi dengeni şaşırdı
hangi eyvanın ağırlığına
hangi eşiğin esrarına
aşık oldun da
düştün bu yollara

hâlâ
erginlik inisiyasyonunu
gerçekleştirememişsin
biraz bunun ezginliği var üzerinde
dilini ve nefsini şekillendiriyor bu
neyin peşindesin oysa
ölene dek kendine mahkum olsan bile
senin kendi hakikatine mesafen
hepi topu bir parmaklık
bırak başkaları
vazgeçsinler kendi damarlarından
etinden
aslında hâlâ kanlarında uç veren yangından
herkes düzene ve ahlaka sadık kalsın bırak
bir sen kal kusurlu

bırak yükseği hedeflemeyi
karnın doysun yeter
günün seyriyle azıklan
bırak meta işleyen ve pazarlayan
ruh ölgünü insanlığın
kancık dünya mahkumiyeti
senden eksik olsun
sen küfürlü noksan ve ahlaksız kal

bırak bushido desin birileri
vergi levhalarını göstersin
şunu bil ki
sen gayri resmi değilsin
sadece
bilmiyorsun ney nedir
nasıl kılıfına uydurulur
boşver, bırak
tuzağa düşen kurtarılamaz
sen onlara varlığınla
deliliği
ve özgürlüğü hatırlat
onlara varlığınla
delirmeyi
ve özgürlüğünü hatırlat!