murat tatar
kum
Bir kere yanlış ata oynadın
Bütün hipodrom boşaldı.
Bütün haralarda
Toynakları eğelenip hızarlarla
Kafaları kesildi Arap küheylanlarının
Sonra seyisler koşuldu yarışlara
Sen de aralarındaydın
Armutla, bademle beslendin
Çukurova’dan derildi yediğin saman
Gelecek vadediyordun
Üstüne titriyorlardı
Sabah akşam kaşağılansan da
Yelen parlamıyordu, aldırmadılar
Belini ovsalar, eyer tutmuyordu
Burnunu okşasalar, yular
Lakin güzel kişniyordun
İrildin sonra
Ağzın, kıçın büyüdü
Artık yarışır, yüzümüzü kara çıkarmaz, dediler
Haberler yayılır yayılmaz
Yarış gazeteleri yok sattı
Ganyan bayiler, tribünler tıklım tıklımdı senin için
Anonsta adın geçince
Napolyon’un atı gibi gerindin
Önce çim pistte denediler seni
Severdin yeşili, hem zorlamazdı
Start verilince ürktün, çekindin
Tezahüratlar, küfürler başladı
Heyecanından tırnağını yiyenler mi dersin
Yanındakinin yakasına yapışanlar mı
Dürbünlerden sana bakılıyordu
Dev ekranlarda sen vardın
Jokeyin sıskaydı
Kırbaç yakmaya başladı
Bin iki yüz metrede koşmaktaydın
Attın havluyu son düzlüğe gelmeden daha
Tüm bahisler yattı
Acemiliğine verdiler
Sonra kum piste hazırlandın
Köşe yazılarındaki bütün bıyıklı adamlar seni övüyordu
Yulafın birinci sınıf
Suyun benzedrinli
İngiliz safkanları halt etmiş
Bu sefer olacaktı
Doldu yine bütün koltuklar senin için
Ve başladı
Salyalar, tükürükler, göz seğirmeleri
Birkaç viraj dönüldü
Bariyerlere yakın üçüncü sıradaydın
Son iki yüze kadar her şey yolundaydı
En dış kulvarlardan gelenlerin dışında
Kum yormuştu
Çok kaybettirdin
Çok ahlar aldın
Gözünün yaşına bakılmazdı
Ertesi gün
Mahalle kasabındaydın.