erkan karakiraz

adrese dayalı biyometri

1242 sokak no 7/a: bodrum katı kan gölü. bodrum katı öğürtü. göbek kordonum boynuma dolanıyor ev doğumunda. bodrum katı döllenmeden itibaren otuz üç ayını tamamlayıp iki yaşını bitiren çocuğun milimetrik ebattan metrelik ebada yatay geçişi. plajsız bir sahil kasabası bodrum katı. umarsızca bir kabulleniş aslında üst kattaki disiplinsiz sessizlik. her fırsatta mekân üreten kan kaybeden anneler mi dersin alında hâlâ izi duran yere kapaklanmalar mı su baskınları gelip geçenlerin yalnızca ve yanlıca erojen bölgeleri mi hep o alacakaranlığın marifeti. yedi yaşımda ilk tetrisvari oyuncağa pil yetişmiyor. yedi yaşımda ilk arzulu sevgili ilk gürültülü böğürtülü boşalmasız sevişme. ilk ve son almanca cümle. ilk ich liebe dich. biriciklikler. mekanik dönem. marş adım asker postalları ciddiyetinden ölen tanklar. karşı duvarda kızıl kara yazılamalar. ilk ve son kar. bolca sağanak çamur ıslak yaprak. her şey operant şartlanma. her şey kayıt dışı. hiçbir şey kuramsal değil. her şey oral. orantısız ölçüsüz ayarsız. dopamin. depolanıyor.

1242 sokak no 7: üst katın yalıtımsızlığı rahatlığı gevşekliği başlıca dopamin kaynaklı kalp kası kasılması sebebi. ev sahibesi kaput. sahibe mort. ihtiyar cızlamı çekmiş. yarım günde taşınma. her şey analog. her şey fasarya. her bir şey pahalı. iki mahalle bakkalı tek seyyar dondurmacı. her gün kalecisiz tek kale maç. asfalya fincanlı. sık sık göbek atıyor. gacılar dadanıyor. gacılar sıfatlı. ateşli. nevrotik. isterik. örgü kazaklar ısıtıyor kızılderili düşmanı faşizan dublajlı filmler alev alıyor yazlık sinemada. yaz tatili bekleyişi sonsuza devrediyor. ahşap aksamlı tavanda delikler göğün pezevenkliğini yapıyor. geleni içeri buyur ediyor geleni içeri buyur ediyor. gazyağı sobaları gazyağı kokuları gelip geçenlerin kuşbakışı görüntüleri yeni perspektifler doğuruyor. ilk panaroma hayli geniş. ilk radyo ilk çıldırma hâli. sokağa çıkan muzırlıklar merdivenler meraklar. arka bahçeye dökülen marifetler meret merdivenler. bol merdiven bol ağaç. en çok merdiven kusuyor üst kat. e tabii en iyi armut biliyor beni. incir ürkütücü. eriğin gövdesi grand prix. eriğin gövdesi kesintisiz şiir. dut uyukluyor. plastik boya kutularından bongolar. biyolojim beni yanıltıyor. mutfağın yarısı banyo. tam ortasında kızgın damdaki kedi etek tıraşında. banliyö treni gecikiyor. dilenciye verilen ilk sadakada kafka tereddüdü sırtta çıban. bütün ergenler yalınayak küfürbaz azgın her deliğe girme peşinde. hiçbir şey tesadüf değil o yüzden her şey tesadüfi. konut herhangi bir varlık gibi şu veya bu şekilde var oluyor. her şey ya beta ya vhs. vhs iri. vhs kocaman. vhs ele geliyor. 134 dakikalık vhs 194 gram. emmanuelle 1 kaç dakika. dopamin bağışıklık sistemini ve lenfositlerin aktivitesini modüle ediyor.

1343 sokak no 31: girişte boğuk sesli geçit vermez duvarların ödünç alma servisi. birinci katta solda pür süreli yayınlar. fotokopi makinesinin ısınmış tertemiz camı tahrik edici. evlatlık uyanıyor. evlatlık sürtünüyor. tozlu kitaplar yatıştırmıyor etin uyanışını. bir başkalık var. bir tecrit. epik kurmaca bir tarafsız bölge liman şehrinin şehir kütüphanesi. az kurnaz değil üretici güçlerin büyümesinden medet uman doğa ana. göğüsleri sütle doluyor. çamaşırı ıslanıyor. üretici güçleri emziriyor. dopamin dop dop şimdi.

186 sokak: ne ani bir geçiş otuzların sonuna birinci katta. yirminci yüzyıldan yirmi birinci yüzyıla. kainat insanlığa hazır değil. cennette traşlı yüzüm. insanlığın imgelemi kişisel tarihime sığmıyor. ancak sığışıyor. dolabın dehlizlerinde saklanıyor kafamda kurduğum iç dekorasyon canavarlar. şeyler arasındaki mesafe azalıyor. şeyler arasında toz zerrelerinden korunmaya ihtiyaç hasıl oluyor. farklı maddeselliklerin arasında sıkışmışlık hissi. hemen kırışmayın. hemen sırnaşmayın. sıyırmayın hemen eteğinizi. mekân sorunsalı doğurgan. kanaması var. suyu gelmiş. sürekli süreksizlik. sürekli makarna pırasa semizotu. nisan ertesi mayıs. kayıp haziran. çok iyi tasarlanmış ağustos. eylül koşuşturmacası. ekim yok oluş. ekim aşırılık. ekimde kimyasallar. ekim analizli sikanalizli psikanalizli. kasımda kuyruğum düşüyor. dopamin eksilerde.

1307 sokak: krallığını ilan ediyor karanlık. neşeli bir ıslık merkez-periferi ilişkisinin ezgisini üretiyor. giriş katı doğaya şiddet uyguluyor. giriş katı imago mundi. mekânda bedenler canlı bedenler. sınırları çevrili. olumlamayla başlayıp yadsımayla bitiriyor. pencere pervazları müstehcen. pencere pervazları görüntü yükleniyor. yüzümü fotokopi makinesinde tarıyorum sanat niyetine. aldatıcı bir yanılsama. görüntü dalgalanıyor. dopaminden bahsetmek istemiyorum.

130/2: hayatımın beşinci giriş katı. future waste. tavanlar yüksek. kapılar beyaz. şehir ve uzantıları hastalıklı. beden naklediliyor.